ŞİRİN BLOG BLOGEVİM


RehberTürk SPONSOR YENİ GÜNLÜK SİNEMA VE FİLMLER BİLGİ TV ADRES BANKASİ

MERHABALAR

BLOGEVİME HOŞGELDİNİZ SİZİ ŞÖYLE MİSAFİR SALONUNA ALALIM:RAHAT OLUN LÜTFEN UMARIM BLOGUMU BEĞENİRSİNİZ
Google

Ayvalık tostu, tadını büyükçe kesilen özel ekmeğinden alan bir yiyecek. Büyükşehirlerde bu isimle satılır fakat ekmeğinin Ayvalık'ta üretilen undan yapılmış olması gerekir çünkü tadını özel unundan alır.
Ekmeği fırından ayrıca alınabilir, bozulmaya karşı dayanıksızdır buzdolabında muhafaza edilmelidir. Ayvalık'ta her köşebaşında bulunabilir. İçine bilinen tost ekmeği çeşitlerinde olduğu gibi damak tadına uygun çeşitli tost malzemeleri konulabilir. Genellikle sosis, sucuk, kaşar, turşu, mayonez, ketçap malzemeli karışık olanı tercih edilir, malzemesinin bol olması belirgin özelliğidir




2/10/2008

Kök hücreden ilk kez insan kanı üretildi

İnsan için yaşamsal önemi olan kan ilk kez insan eliyle üretildi. Kök hücre tekniğiyle iki yıl içinde insanlar kan aramayacak

Tıp dünyasının ve hasta yakınlarının en önemli problemlerinden biri olan kan sıkıntısı tarihe karışıyor. Amerikalı bilim adamları kök hücrelerden insan kanı üretmeyi başararak büyük bir buluşa imza attı.

Kan kaybının sebep olduğu zararları tamamen ortadan kaldıracak bu buluş, sağlık dünyasında büyük yankı uyandırdı. Araştırmayı yürüten “Advanced Cell Technology” adlı şirketin uzmanlarından Robert Lanza “Kan sıkıntısı çok fazla kan kaybetmiş hastalar için ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Geliştirdiğimiz bu teknikle sınırsız sayıda kan hücresi elde edebiliriz” diyerek araştırmanın öneminin altını çizdi.

Hastalık riski de yok

Lanza, özellikle “evrensel verici” olarak tanımlanan ve her kan grubundan insana transfer edilebilen 0 Rh - kanın üretilmesinin sağlık dünyası için çok önemli olduğunu belirtti.

Bu teknikle üretilen kanın, AIDS ve Deli Dana hastalıklarını taşıyan virüslerden tamamen arındırıldığını da ifade eden uzmanlar, araştırmayı yürüten şirketin gerekli kaynakları bulduğu takdirde, hastalar üzerinde yapılacak deneylerin 2009 yılı sonunda başlayabileceği müjdesini verdi.,kaynak,vatan

2/10/2008

gögüsler,meydana

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.

Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

2/10/2008

Sağlıklı zayıflamanın altın kuralları

Dünyanın en önemli sağlık kurumlarından Mayo Clinic’in uzmanları sizi sağlıklı kilonuza ulaştıracak olan mucize formülü hazırladı

Sağlıklı beslenme ve kilo verme konusunda yayınlanan birçok kaynak kafanızı karıştırıyorsa dünyanın en önemli sağlık kuruluşlarından Mayo Clinic uzmanlarının doğru beslenme tavsiyeleri tam size göre. Beslenmeyle ilgili doğru bilinen tüm yanlışları bu dizide bulacaksınız. Kışa formda girmek için Mayo Clinic tarafından hazırlanan diyeti uygulayarak zayıflayacaksınız.

MAYO CLINIC DİYETİ

Sabah Kahvaltısı

* 1 orta boy muz n 1 kase kepekli mısır gevreği * 1 fincan yağsız süt * Bitki çayı

Öğle Yemeği

* Yarım konserve yağı süzülmüş ton balığı ile yapılmış salata, içine 1 yemek kaşığı düşük yağlı mayonez, yarım yemek kaşığı zerdeçal ya da köri.

* Yanına doğranmış kereviz (isteğe bağlı), kıvırcık salata ve rendelenmiş iki havuç. * 2 dilim tam tahıllı ekmek. * 1 küçük elma. * Bol su.

Akşam Yemeği

* 100-150 gram üzerine yarım limon sıkılmış ızgara balık. (Omega 3 yönünden zengin balıklardan biri: Somon, sardalya, ringa, uskumru vs.) * Buharda pişirilmiş yarım tabak sebze garnitür, yanına pancar ya da turşu. * 1 tabak salata: Göbek ya da kıvırcık, içine domates, balzamik sirke, 2 yemek kaşığı zeytinyağı. * 1 şeftali. * Bol su. * Ekmek yok.

Egzersiz

* Gün içinde akşam ya da öğle yemeğinden önce en az yarım saat. Hızlı tempo yürüme ya da basit egzersiz hareketleri.

Atıştırma (Öğle yemeğinden sonra akşama kadar günün herhangi bir vaktinde)

* 1 adet Armut (veya 1 kase üzüm, 1 elma, 1 şeftali, 3 erik ve eşdeğeri diğer meyveler.)

NOT: Bu diyeti baz alarak yakında tariflerini vereceğimiz öğle ve akşam yemeği alternatifleri oluşturabilirsiniz. Akşam balık yerine ızgara tavuk ya da hindi tercih edebilirsiniz. Sabah kahvaltısında yağsız beyaz peynir, salatalık ve 5-8 adet zeytin yiyebilirsiniz.

1 kaşık baldan fazla tatlı yasak!

Diyet yapanlar bilir. Diyetisyenler hangi besin grubunun ne kadar tüketilmesi gerektiğini anlatmak için her zaman “besin piramidi”ne başvurur. Piramidin dibinde yer alan geniş alanlar en çok tüketilmesi gereken besinleri, en tepede yer alan besin grubu ise en az tüketilmesi gereken gıdaları gösterir. ABD Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen Besin Piramidi, belirli aralıklarla yenilenir. Ancak besin piramitleri ülkelere göre farklılık gösterdiği için (Akdeniz diyetinin piramidi farklı, vejetaryen diyetin piramidi farklı, Uzakdoğu diyetininki farklıdır) hangi piramide göre beslenmek gerektiği konusunda da farklı görüşler bulunuyor. Mayo Clinic uzmanları tüm besin piramitlerini tek çatı altında toplayan ve her insan için sağlıklı beslenmeyi sağlayan “Sağlıklı Kilo Piramidi” ni oluşturdu. Bu yeni piramitte meyve ve sebze tüketimi sınırsız olarak belirlenirken piramidin en üst kısmında yer alan “tatlılar” için günlük 75 kalori sınırlaması getirildi. Bu da 1 kaşık bal, bir lolipop ya da 1 ince dilim keke denk geliyor.

İnternette http://www.mayoclinic.com/health/weight-loss/NU00595 adresine girip boy, yaş, kilo ve cinsiyetinize göre gün içinde tüketmeniz gereken kalori miktarını ve sizin için özel olarak hazırlanan besin piramidini görebilirsiniz.

MAYO CLINIC DİYETİNİN ANALİZİ

Alınan Kalori: 1191

Protein: 85 gram

Karbonhidrat: 196 gram

Toplam yağ: 15 gram

Doymuş yağ: 4 gram

Kolesterol: 92 miligram

Sodyum: 1263 miligram

Lif: 36 gram

Potasyum: 2967 miligram

Kalsiyum: 385 miligram


SAĞLIKLI BESLENME İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER

Kahve içerek zayıflanır mı? Kafein kilo verene zararlı mı?

Kahve diyet yapılırken uzak durulması gereken bir içecek değildir. İçinde hiç yağ olmayan kahve sadece birkaç kalori içerir. Fakat kahvenin içine konulan maddeler yapılan diyet açısından zararlı olabilir. Örneğin kahveye eklenen şekerde 48, yağsız sütte 5 ve kremada da ortalama 52 kalori bulunur. Ayrıca kahve çok tüketilmesi durumunda sindirim sistemini hareketlendirerek çabuk acıkmaya yol açabilir.

Tereyağı mı margarin mi? Kalbim için hangisi daha iyi?

Genelde kalp sağlığı için margarinin daha yararlıdır. Margarin bitkisel yağlardan yapıldığı için kolesterol içermez. Tereyağı ise hayvansal yağlardan yapılır ve kolesterolün yanısıra kalp rahatsızlıkları riskini arttıran doymuş yağ içerir. Fakat bazı kimyasal metodlar uygulanmış margarinler tereyağından daha zararlı olabilir. Trans-yağ içeren margarinler de kalp krizi riskini arttırır. Margarin alırken yapılacak en önemli şey en az trans-yağ içeren margarini almaktır.

Diyet içecekleri güvenerek içebilir miyim? Zararlı mı?

Gün boyunca içilen bir ya da iki kutu diyet içecek sağlık için tehlikeli değildir. Ancak bu içeceklerin içerisinde bulunan tatlandırıcıların ve kimyasalların kansere yol açtığı yönündeki iddialar halen araştırılmaktadır. Fakat yine de bu içeceklerin kilo vermeye yarayan bir ilaç gibi gösterilmesi sakıncalıdır. Aslında diyet içecekleri mümkün olduğunca az tüketmek ve gün boyunca meyve suyu (nektar ya da taze sıkılmış), su ve yağsız süt içmek daha sağlıklı bir seçim olacaktır.

Diyet yaparken tuz kullanmak sakıncalı mıdır?

Dİyet yaparken dikkat edilmesi gereken nokta çok fazla tuz tüketerek vücuda gerektiğinden fazla sodyum almamaktır. Fakat tuzu tamamen kesmek de sağlık açısından iyi değildir. Nitekim diyet yaparken de vücut iyota ve sodyuma ihtiyaç duyar. Çok fazla tuz tüketiminin yüksek kan basıncını tetiklediği göz önünde bulundurulursa, günde 1500 ile 2300 miligram arası sodyum tüketiminin sağlık açısından ideal olduğu söylenebilir.

DİPNOT

Yemeklerinizi ayçiçek ve mısırözü ile yapmamaya çalışın. Bu yağlar fazla rafine edildiği için ısıtıldığında vücutta birikir ve damar tıkanıklığı yapar.,kaynak,vatan

2/10/2008

Kansere 'kök'ten çözüm

Kansere 'kök'ten çözüm

Bilim adamlarının kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması heyecan yarattı
Bilim adamlarının kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması heyecan yarattı

19’uncu yüzyılda Pasteur ve Robert Koch bakteri ve mikroplarla enfeksiyonlar arasındaki ilişkiyi keşfettiğinde bilim dünyası hastalıkları yenmek için bakterileri hedef alması gerektiğini ilk kez anlamış ve bu tıp tarihine geçen bir devrim olmuştu. İşte buna benzer bir devrimin ayak sesleri şimdi kanserle ilgili gelmeye başladı. Son yıllarda John Hopkins, Pittsburg gibi önemli üniversiteler tarafından kanserli tümörler üzerinde yapılan araştırmalarda tümörün yapısında yüzde 0.2 oranında da olsa kök hücrelere rastlanması bilim adamlarını şaşırtmıştı. Şimdi bu buluş, kansere karşı 37 yıldır verilen mücadelenin anahtarı olarak yorumlanıyor.

Nasıl oluşuyor?

Şimdiye dek onkoloji uzmanları kanseri hep doku hücrelerinin mutasyona uğrayıp tümöre dönüşmesi olarak tanımlıyordu. Ancak The Economist dergisinin kapağına taşıdığı kök hücre keşfi doğrultusunda kanserin artık “kontrolden çıkmış kök hücrenin yol açtığı bir durum” olduğu kabul ediliyor.

Tümörlerin yapısında kök hücre bulunması bilim dünyası için beklenmeyecek bir sonuç. Çünkü kök hücreler sadece kök hücrelerin bölünmesiyle ortaya çıkabiliyor. Yani kanser oluşumu ilk olarak kök hücrede başlıyor. Bir kök hücrenin bölünerek çoğalması sonucu ortaya bir kök hücre, bir de doku hücresi çıkıyor. Eğer başta bölünen kök hücre “kontrolden çıktıysa” o zaman bu yeni doğan 2 hücre tümör oluşumu için çalışmaya başlıyor. Şimdiye kadar kanser tedavisinde bilim adamlarının elindeki en önemli silah olan kemoterapi ve radyoterapi tümördeki doku hücrelerini öldürmesine rağmen kök hücrelere zarar vermiyor. Bu nedenle kanserli tümör de yok olmuyor.

Yeni ilaçlar geliyor

Onkoloji uzmanlarının şimdiki hedefi kök hücreleri ortadan kaldıracak yeni ilaçlar geliştirerek kanseri yenmek.,kaynak,vatan

2/10/2008

Plastik şişelerde büyük tehlike

Plastik şişelerde büyük tehlike

Plastik şişelerde bulunan Bisfenol A adlı madde kalbe zararlı...
Plastik şişelerde bulunan Bisfenol A adlı madde kalbe zararlı...

Plastik şişelerde bulunan Bisfenol A adlı maddenin kalp hastalıkları ve diyabet riskini arttırabileceği belirtildi.

Sağlık Araştırmaları Sitesi’nde yer alan Exeter Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada bin 455 kişiden elde edilen verilerin analizi gerçekleştirildi. Yaş ve cinsiyet değişkenlerinin kontrol altına alınması sonrasında yapılan analizlerde yoğun bir şekilde Bisfenol A maddesine maruz kalmış kişilerde kalp-damar hastalığı geçirme riskinin 3 kat, diyabet (şeker) hastalığına yakalanma riskinin ise 2.4 kat arttığı görüldü.

Plastik kaplar, bebek şişeleri ve diş dolgularında bulunabilen Bisfenol A, dünya genelinde yılda 2 milyon ton üretiliyor. ABD'de kişilerin yüzde 93'ünün idrarında Bisfenol A maddesine rastlanmış bulunuyor. (ANKA),kaynak,vatan
« Önceki :: Sonraki »