ŞİRİN BLOG BLOGEVİM


RehberTürk SPONSOR YENİ GÜNLÜK SİNEMA VE FİLMLER BİLGİ TV ADRES BANKASİ

MERHABALAR

BLOGEVİME HOŞGELDİNİZ SİZİ ŞÖYLE MİSAFİR SALONUNA ALALIM:RAHAT OLUN LÜTFEN UMARIM BLOGUMU BEĞENİRSİNİZ
Google

Ayvalık tostu, tadını büyükçe kesilen özel ekmeğinden alan bir yiyecek. Büyükşehirlerde bu isimle satılır fakat ekmeğinin Ayvalık'ta üretilen undan yapılmış olması gerekir çünkü tadını özel unundan alır.
Ekmeği fırından ayrıca alınabilir, bozulmaya karşı dayanıksızdır buzdolabında muhafaza edilmelidir. Ayvalık'ta her köşebaşında bulunabilir. İçine bilinen tost ekmeği çeşitlerinde olduğu gibi damak tadına uygun çeşitli tost malzemeleri konulabilir. Genellikle sosis, sucuk, kaşar, turşu, mayonez, ketçap malzemeli karışık olanı tercih edilir, malzemesinin bol olması belirgin özelliğidir




5/9/2008

Piyasaları sarsan düşüş

Global piyasalarda sular bir turlu durulmuyor. 145 dolardan 110 doların altına gerileyen petrol fıyatlarının yarattığı olumlu hava yerini ekonomik büyüme ile ilgili endişelere bıraktı. Önce Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet‘in enflasyonla ilgili risklerin devam ettigini söylemesi ve ekonomik büyümenin yavaşlayacağına vurgu yapması ardından ABD‘de açıklanan özel sektör istihdam verileri ve işsizlik rakamlarının beklentilerin üzerinde çıkması borsaları dün tam anlamıyla altüst etti. İşsizlik maaşı başvuruları 15 bin kişi artarak 444 bine çıktı. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 3‘leri aşarken New York Borsası‘nda Dow Jones Endeksi dün yüzde 2.99 değer yitirerek 11.188 puana indi. Finansal sektöre ilişkin kaygıların yeniden artması da dünya devi bankaların hisselerinde satışları hızlandırdı. Fransa Borsası yüzde 3.22, Almanya Borsası yüzde 2.91, İngiltere Borsası yüzde 2.5 gerildi. Petrol fiyatlarındaki düşüşten olumsuz etkilenen Brezilya‘da ise hisse senetleri yüzde 3.96 deger yitirdi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz‘ın sürpriz faiz indirimi sinyali vermesiyle doların 1.24 YTL‘ye kadar tırmanması ve yurtdışı borsalardaki sert düşüşler İMKB‘de de etkili oldu. İMKB-100 Endeksi dün yüzde 1.91 oranında gerileyerek 39.556 puana düştü.

Trichet: Enflasyonda yukarı, büyümede aşağı yönlü riskler var

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet, enflasyonda yukarı yönlü riskler olduğunu ve seviyenin endişe verici olduğunu söyledi. ECB yönetiminin faiz oranlarını yüzde 4.25 seviyesinde değiştirmeden bırakma kararı aldığı toplantısının ardından bir basın toplantısı düzenleyen Trichet, “Enflasyon riskleri yukarı yönlü” dedi. Mevcut para politikasının hedeflerine ulaşmaya katkıda bulunacağını belirten Trichet, büyümede aşağı yönlü riskler olduğunu da ekledi.

5/9/2008

Arınç'tan 'abi' uyarıları


Arınç, Dişli'nin istifa kararı aldığı MYK toplantısında "para ve kadından uzak durulmalı" uyarısı yaptı. Arınç, dindar birinin yasal bile olsa şüpheli işten uzak durması gerektiğini hatırlattı..

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Şaban Dişli ile ilgili iddialar partinin abisi Bülent Arınç'ı rahatsız etti. Başbakan ile görüşen Arınç, Dişli'nin istifa kararı verdiği toplantıda siyasi kriterlerini de anlattı. Kendisinden örnek veren Arınç, "Bizi iki şey yaralar, para ve ahlaka aykırı şeyler" diyerek, siyasilerin akçeli işler ile kadınlardan uzak durması gerektiği mesajı verdi. Arınç, Dişli'nin istifa kararı verdiği MYK toplantısında, vatandaşların AK partiyi yolsuzluklar ile mücadele edeceğine inandığı için iktidara taşıdığını belirtti. Arınç, "Milletvekilleri kanunla açıkça yasaklanmamış olsa da şüpheli işlerden sakınmalı, uzak durmalıdır. Dindar olan kişi şüpheliden bile sakınmalıdır" dedi.


NASIL ARABA ALDI?

Arınç, kendisinden bir örnek vererek siyasetçilerin nasıl olması gerektiğini şöyle anlattı: "Ben 4 dönem milletvekilliği yaptım. Tanımadığım insan, belediye başkanı yok. Meclis Başkanı olarak bir ricam olsa kimse geri çevirmezdi. Meclis Başkanı olunca Vectra marka arabamı sattım. Eşim için WV Golf marka bir araç aldım. Başkanlıktan ayrılınca bir araç ihtiyacı doğdu. Audi marka bir aracı beğendik. 102 bin YTL bu araç. Bütün birikimlerimizi çıkardık 65 bin YTL para çıktı. TBMM Vakıfbank'tan 40 bin YTL kredi çektim. 2.5 yıl daha ödeyeceğim. Önemli bir siyasetçi olarak yıllar süren birikimlerin sonunda 65 bin YTL ancak çıktı. Ben aptal ya da enayi değilim. Ama bir siyasetçinin kendine dikkat etmesi lazım."
(Sabah)

5/9/2008

AKP Gökçek ve Topbaş kararını verdi

AKP, 29 Mart’ta yapılacak yerel seçime dönük çalışmalara başladı

Mevcut belediye başkanlarının performansına ilişkin anket yapılırken, başarılı isimler yeniden aday gösterilecek. Bu çerçevede Ankara’da Melih Gökçek, İstanbul’da Kadir Topbaş, AKP’nin yeni dönemde de adayları olacak. Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, tüm il ve ilçeleri dolaşarak nabız yokluyor. Anketler yapan teşkilat, yeni dönemde aday gösterilecek isimleri belirlemeye çalışıyor. AKP’nin en büyük hedefi ise CHP’nin kaleleri İzmir ve Ankara’nın Çankaya ilçesi ile DTP’nin kalesi Diyarbakır belediye başkanlıklarını kazanmak.

İZMİR’DE SU PROPAGANDASI

AKP’nin Aydın, İzmir gibi kentlerde kadın aday göstererek sürpriz yapmaya hazırlandığı belirtiliyor. İzmir’de CHP’li belediyeye karşı izlenecek strateji “sağlıklı ve güvenilir içme suyu” argümanına dayanacak. CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu İzmirlilere arsenikli su içirmekle suçlayan AKP İzmir İl Başkanlığı’na Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da destek vermesi, partinin İzmir’e yükleneceği mesajını veriyor. AKP’nin, sürpriz bir kadın sanatçıyı aday göstererek, İzmirli seçmen üzerinde etkili olmayı amaçladığı vurgulanıyor. Hülya Koçyiğit isminin parti teşkilatında konuşulduğu belirtiliyor.

DİYARBAKIR’DA 3 ALTERNATİF

AKP, Diyarbakır’da ise Kürt kökenli ve kentin güvenebileceği bir aday üzerinde duruyor. AKP, kenti “Doğu’nun Paris’i yapacağız” sloganıyla yola çıkacak. Altan Tan, Nihat Hatipoğlu ve Şah İsmail Bedirhanoğlu’nun isimleri öne çıkıyor. “İslamcı Kürt” kimliğiyle bilinen Tan, daha 13 yaşındayken Mücadele Birliği’ne katılmış bir isim. Tan, DTP’yi Kürtlerin ekonomik sorunlarına çözüm getirememekle eleştiriyor. Televizyondaki dini sohbetleriyle sevilen Hatipoğlu da Diyarbakır’da oldukça popüler. Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Bedirhanoğlu da, “Güneydoğu’da silah değil, şantiye istiyoruz” argümanını kullanıyor.

OĞUL GÖKÇEK’E VETO

Ankara’da yine Melih Gökçek ile yola devam etme niyetinde olan AKP, Gökçek’in, oğlu Osman Gökçek’i Çankaya’dan aday göstermesine ise sıcak bakmıyor. AKP, burada da güçlü ve sürpriz bir isimle Çankaya’yı almak istiyor. AKP’li kurmaylar, “Baba-oğul belediye başkanlığı olmaz” yorumunu yapıyor. AKP’lilere göre, her gün binlerce Çankayalı, AKP İletişim Merkezi’ni arayarak, yolların bozukluğundan, parkların yetersizliğinden dert yanıyor. Bu nedenle mart ayındaki seçimlerde CHP’nin şansı olmadığını öne süren AKP’liler, seçim döneminde Çankaya’da görsel ve kültürel etkinlikler düzenlemeye de hazırlanıyor.

DAYAK SONRASI MECBUREN KEÇİÖREN

AKP, zabıtaların alkollü içki satan büfeciyi dövmesi ile eleştiri oklarına hedef olan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’u yeni dönemde de adaylığa hazırlıyor. AKP’li kurmaylar, Turgut Altınok’un her türlü spekülasyona karşın Keçiörenlilerin beğendiği bir isim olduğunu savunuyor. Ancak AKP’li kurmaylar, Altınok’un büyükşehirden aday olmasına sıcak bakmıyor. (Akşam)

3/9/2008

Kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz!

KUŞADASI'nda tatillerini geçirmek üzere gelen çoğu çocuk ve kadın 150 Bulgar turist, acentelerinin ödeme yapamaması nedeniyle otele alınmayınca geceyi çocuk parkında geçirmek zorunda kaldı.

Latif SANSÜR/KUŞADASI (Aydın), (DHA)


Bulgar turistler, çaresizlik içerisinde sorunun çözülmesini beklediklerini söyledi.

Bazıları geçen yıllarda Kuşadası'na gelip memnun ayrılan Bulgarlar, bu yıl da acenteleri `Veny Travel'den Kuşadası tatili için anlaştı. 10 günlük tatil için ortalama 500 Euro ödeyen 150 turist, dün otobüslerle kalacakları Tigana Plajları bölgesindeki 5 yıldızlı Tusan Otel'e geldi. Otel yetkilileri Bulgar acentenin Türk ortağı olan Alin Turizm'i arayarak, turistler için ödeme yapmalarını istedi. Ancak, şirketten yanıt alınamadı. Bunun üzerine otel yetkilileri, kilometrelerce yoldan tatile gelen yol yorgunu turistleri otele almayarak, dışarı çıkarttı.
İyi bir duş ve uyku hayali kurarken, sokakta kalan Bulgar turistler, tekrar otobüslerine bindirilerek kent merkezine götürülerek deniz kenarındaki bir parka bırakıldı. Geceyi parktaki, çimlerin, bankların hatta oyuncakların üzerinde geçiren turistler, çaresiz sorunun çözülmesini beklemeye başladı.

Turistlerin bulunduğu parka giden Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Kuşadası Yürütme Kurulu Başkanı Bülent İlbahar'ın tüm girişimleri de sonuçsuz kaldı. Özellikle Türk acentenin turistleri hızla başka otellere yerleştirmesi gerektiğini savunan İlbahar, "Turistlerin Kuşadası şehir merkezinde, her gün binlerce turistin gezdiği deniz kenarında bu görüntüsü hoş değil. Alin Turizm Acentesi'nin acilen bir girişimde bulunması gerekir" dedi.

Bulgar turistler "rezaletle" karşı karşıya olduklarını anlatırken, "Tatilimiz zehir oldu. İşin en kötü tarafı hiçbir muhatap bulamayışımız. Parkta, aç, susuz ve uykusuz bekliyoruz" dedi.

Alin Turizm yetkilililerinin Bodrum'daki ofislerin kapalı olduğu ve telefonlarına ulaşımadığı belirtildi.

3/9/2008

Ankara’da büyük iktidar savaşı

Günümüzün en şiddetli siyasi savaşı nerede sürüyor? “AKP-CHP arasında” derseniz değil. “Laikler-dinciler” derseniz değil. “Globalciler-ulusçular” derseniz yine hayır.
Günümüzün en şiddetli siyasi savaşı Ankara’da Melih Gökçek ile Turgut Altınok arasında yaşanıyor.
Biri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı. Diğeri, Ankara Keçiören Belediye Başkanı. İkisi de AKP’li. Birbirlerinin can düşmanı.
Peki neden bu kavga ve düşmanlık? Çünkü, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, ilk yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istiyor. Melih Gökçek de uzun yıllardır sürdürdüğü “Ankara Krallığını” bırakmak istemiyor.
Akıl ve mantık açısından bakarsanız Melih Gökçek bundan sonraki seçimleri de büyük farkla kazanır. Yani Ankara’da AKP için yeni bir aday arayışına hiç gerek yok.
Ama durum öyle değil. Çünkü Başbakan Erdoğan önümüzdeki yerel seçimlerde Gökçek’in yerine Altınok’u aday göstermek istiyor. Bunu Altınok’a söylediği de biliniyor. Bu nedenle çok rahat davranan Turgut Altınok kendini başkan gibi görüyor.
Ama işi sağlama almak için de Gökçek’in altını kazımak için elinden geleni yapıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile iş yapan bir mütahhit “Melih Gökçek’le ilgili dedikoduların yüzde 90’ı aslında Keçiören kaynaklı” demişti geçtiğimiz yıl birlikte olduğumuz bir yemekte.
Ancak şimdi işler biraz karıştı. Keçiören Belediye Zabıtası’nın eli sopalı militanları Turgut Altınok’un hedefini biraz zora sokmuş görünüyor. Kendi yandaşları tarafından bile eleştirilen Turgut Altınok’un Gökçek yerine aday gösterilmesi AKP’li seçmenleri de kızdırabilir.
Muhalefetin bundan çıkaracağı kıssaya gelince Ankara AKP’de müthiş bir iktidar savaşı var. Muhalefet akıllı davranabilirse AKP, başkantte bu kez kaybedebilir.

*****


Dinlemede başka alçaklık

Telefon dinlemeleri ile ilgili tartışmalar sürüyor biliyorsunuz. Dün de size bu kez benim başıma gelen olayı anlatmıştım. Bugün ise sahiplerine doğrulatamadığım (çünkü bu imkânım yok) bir olayı anlatmak istiyorum. Ki, bu alçaklıktan bile öte. Tabii bunu yapanlar kendilerine durumdan vazife çıkaran kimi işgüzarlar.
Telefonda konuşuyorsunuz. Sizi dinliyorlar ve kayda alıyorlar. Bu konuşmalarda önemli bir devlet görevlisi, bir bürokrat ya da bir asker hakkında pek de hoş olmayan deyimler kullanıyorsunuz. Kullanırsınız ya, zamanı geliyor insan en yakın arkadaşı hatta anne babası için bile duyulduğunda hoş karşılanmayacak sözler söyleyebilir.
İşte bu dinleme kayıtlarını görebilen kimi işgüzarlar, bu bölümleri alıp ilgili kişinin önüne koyuyorlarmış “Efendim bakın falanca sizin için ne söylemiş” diyerek.
Kim olursanız olun, hakkınızda kötü bir söz duymaktan dolayı öfkenize hakim olabilir misiniz? Herhalde olamazsınız.
Tabii diyeceksiniz ki, “Servis yapmaya ne gerek var, zaten açıklanan telefon kayıtları birçok kişiyi üzüyor, hatta kahrediyor.” Çok haklısınız. Söyleyecek hiçbir şeyim yok. Ama gizlice yapılan servislerin çok daha alçakça olduğunu söyleyerek yetinmek istiyorum.

*****


Tüzmen liderliğe soyunabilir

Evet, Rusya için söylediği “pimi çekilmiş el bombası” Kürşat Tüzmen’in elinde patladı. Tüzmen Türk mallarına gümrüklerde zorluk çıkaran Ruslar’a karşı “aynı yöntemle” karşılık verileceğini açıklamıştı. Hükümet bunu kabul etmedi.
Dünkü gazetelere baktığımda hemen herkes bu konuda hükümetin daha soğukkanlı davrandığını Tüzmen’in yanlış düşündüğünü belirtiyordu.
Bu bir açıdan doğru. Şu anda Rusya ile Amerika yüzünden binbir sorun yaşarken bir gümrük misillemesinin yapılması stratejik olarak pek iyi olmaz.
Ancak eğer hükümet Tüzmen’i tersledikten sonra Rusya’yı politikalarını değiştirme konusunda ikna edemezse zora girecektir. Rusya’nın tek taraflı baskısını halka anlatmakta güçlük çekecektir.
Tüzmen ben bu satırları yazarken Çin gezisini sürdürüyordu. Şu anda “fena halde bozum olmasına” karşı ne yapacak bilmiyorum.
Bu nedenle diyorum ki, “eğer hükümet bu konuda başarılı olamazsa” siyasette Tüzmen’in önüne geniş bir ufuk açılabilir. Türk halkı çok uzun yıllardan beri ilk kez bir hükümet üyesinin güçlü bir yabancı ülkeye karşı diklendiğini gördü. Bu diklenme Başbakan tarafından kırıldı.
Yıllardır “Bize kötü davranan Avrupa ve Amerika’ya karşı aynısını biz niye yapmıyoruz” diye soran milyonlarca insan var bu ülkede. Bu düşünceleri stratejik olarak yanlış olsa bile siyasette duygusal tepkilerin de ağır bastığı bilinen bir gerçek.
“Rusya krizi yeni bir siyasi lider yaratabilir” düşüncesi bana pek şaşırtıcı gelmiyor.

*****


Haydi gel de milli takımı tut bakalım

Hafta sonu Erivan’da Türkiye-Ermenistan milli maçı var. Bu maç bir spor olayından çıkıp politik bir gösteriye dönüştürülmek isteniyor. Türkiye, Ermenistan’la ilişkilerini düzenlemek için bu maçı bir fırsat olarak görüyor.
Günlerdir yapılan tartışmalar ister istemez Türk Milli Futbol Takımı’nı da etkiliyor.
Çünkü bir tarafta “sözde” barış için atılacak adım gibi sunulsa da herkes biliyor ki “özde” Ermenistan’a “futbol yoluyla bir ders vermek” de geçiyor pek çoklarının aklından.
Fatih Terim dünkü basın toplantısında durumu çok güzel ifade ederek, “Kimse politik hesapları milli takım üzerinden yapmasın” dedi.
Tabii işin bir de başka tarafı var. İnsanı biraz güldüren biraz da düşündüren yanı. Hrant Dink’ın alçakça bir suikasta kurban gitmesinden sonra “Hepimiz Ermeniyiz” pankartları çok tartışılmıştı. Şimdi esprili okurlardan sürekli mesaj alıyorum “Bu maçta kimi tutacağız?” diye. Malum “Hepimiz Ermeniyiz” ya.

*****


Artık tam biter

Orhan Yorgancı’dan: O yıl Ramazan köyün yeni imamının yanlışı yüzünden yirmi dokuz çekmiş. Ertesi yıl ise yanlışlık artmış, Ramazan yirmi sekiz güne düşmüş. Bektaşi bu duruma çok sevinmiş, koşarak imamın yanına gitmiş, “Allah uzun ömürler versin sana, yirmi yedi yıl daha sağlıklı kal işallah” demiş. İmam şaşırarak, “Neden bu iltifat” diye sormuş. Bektaşi cevaplamış: “Ramazan azaldı seninle, bu gidişle yirmi yedi yıl içinde biter.”

*****


DÜZELTME

Dünkü “Belediye CHP’li olunca” başlıklı yazımda belirttiğim Dikili Belediye Başkanı, CHP’li değil SHP’lidir. Özür dilerim.

*****


Doğruluk ve sorumluluk sahibi kimse lider olmaya layıktır. Cicero,,kaynak,vatan
« Önceki :: Sonraki »